Who's gonna save us?

... 
Caddenin başında bekliyor bir kız.
Simsiyah şemsiyesi örtebilir mi kirini?
İzliyor, dinliyor makyajlı donuk ifadesi
Kadınlar çirkin... erkekler çirkin...
Nerdeyse dünya üstümüze kusacak
Bağırıyor zihni: Bizi kim kurtaracak?



Doğu Karadeniz'in en yağışlı en kapalı günü sayılabilecek bir gündü.Elimde aslında benim olmayan aptal, siyah bir şemsiye.Öfkeliyim... 
Bir yerlere gitmem lazım. Bu sıkıntılı, berbat durumdan biran önce uzaklaşmalı hatta mümkünse kaçmalıyım. Makyajımın aktığını hissediyorum. Ama yağmurdan mı yoksa ağlamaya mı başladım ayırt edemiyorum. Elimle silmeye çalışıyorum ki daha korkunç bir hale getirmekten başka bir işe yaramıyor. Caddenin başına geldiğimde tuhaf bir his yerleşiyor. Bir süre koşuşturan insanları izliyorum. Hepsinin elinde birbirinden güzel rengarenk şemsiyeler. Caddeden aşağı doğru bakıldığında bir karnaval geçidini anımsatıyor. En başta hoşuma giden bu görüntü bir süre sonra rahatsızlık vermeye başlıyor. Aralarına karışmam gerek biliyorum ama simsiyah şemsiyem oraya ait değil. Hem zaten şemsiye benim bile değil.Orada öylece geçirdiğim yarım saatin sonunda ani bir hareketle şemsiyeyi atıyorum. Artık karnavala karışabilirim.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SKELETON FLOWER

GARABET