HARİKALAR KARNAVALI
Tavsiye film: FREAKS(1932)
***************
Harikalar Karnavalı'nda sıradan bir gün.Tavuklar sağılıp koyunların yumurtaları toplandıktan sonra renkli çadırlar birer birer açılır.Biz de bugün biraz etrafı keşfedelim.İşte orada Portakal Adam.Kafasını kaldırmış gökyüzüne bakıyor.Upuzun silindir şapkası düştü düşecek.Portakal adam puslu havaları hiç sevmez.Gerçi karnavaldaki hiç kimse hoşlanmaz böyle havalardan.Karnaval kızı hariç, o puslu havalarda dolaşmayı sever en çok.Şanslıysak bugün karşılaşabiliriz bile onunla.
Sizi çadırlara götürecektim ama öncesinde şu fırfırlı kıyafetler giymiş çocuğa bakın.Ne komik?! Yürüyen bir fiskos masası adeta.Onunla henüz tanışmadım, hep bir yerlere yetişmekle meşgul.Biz kaldığımız yerden devam edelim.Çadırların arasındaki manzaraya bakın.Solda Venedik Tüccarı elindeki birbirinden güzel maskeleri satmaya çalışıyor.Maske deyip geçmemek lazım.Her birinin çok özel bir sırrı var.Hatta genç bir cazı iki tane almış.İyi sattıklarını tahmin ediyordum.Bu tüccar işini biliyor.Sağ tarafta ise işini o kadar da iyi bilmeyen birisi var gibi.Karnaval Soytarısı çok üzgün görünüyor ve de çok zayıflamış.Demek ki kimse onun için gülmemiş henüz.Karnavalın gerçekliği tam bir muamma olan efsanelerinden birine göre soytarılar uzun bir süre kimseyi güldüremezse sönen bir yıldız misali eriyip yeryüzünden silinirmiş.Ona iyi şanslar dileyip biraz da konuklardan bahsedelim.
Konukların çoğunu unutulmuş masal kahramanları oluşturur.Ancak elbette karnavalın kapıları insan, hayvan, canlı, ölü ya da kurgu olan herkese açıktır.Hatta yaramaz panlara bile.Tabi ki karnavalın tek gerçek kuralına uymak kaidesiyle.Konuklar karnavalda 24 saatten fazla vakit geçiremezler.Ne basit bir kural değil mi?Ne yazık ki karnavalda saatler çalışmaz.Akrep ve yelkovan bir milim dahi oynamaz burada.Bizim için saatler önemsiz, her an şuandır.Konuklar bu duruma kendileri bir çözüm bulmak zorundalar.Kurala uymayanlara ne oluyor bilmiyorum ve uzun süre de öğrenmemeyi diliyorum.
Bu kadar gevezelikten sonra sizi bu devasa çadıra getirmek istedim.Burası Patron'un çadırı.İçeri girince dikkat edin de ebat-boyut algınız tepetaklak olmasın.Ben girmemeyi tercih ederim.Patron bu aralar çok sinirli.Zira karnavalın onur konuğu Elyaf Prenses(Pamuk prenses ile akrabalık yok yalnızca isim benzerliği :)) böyle havalarda taş kesiliyor.Mecazi söylemedim bunu.Doğal olarak da karnavala uğraması biraz sıkıntılı.Tüm bu duyduklarınıza şaşırdığınızı biliyorum.Harikalar Karnavalındaki herkes çok özel ve şaşırılasıdır.Ama siz herkesi aslında tanıyorsunuz.Kaldırıp kafanızı şöyle bir baksanız çevrenize fark edeceksiniz onları.Kim bilir belki her sabah ekmek aldığınız huysuz amca bir düş tamircisidir.Yahut mahallede dalga geçilen, pelikan gibi yürüyen çocuk sahiden de bir pelikandır.Hepiniz Harikalar Karnavalı'na hoş geldiniz.Nefesinizi tutun, muhtemelen ihtiyacınız olmayacak.
Yorumlar
Yorum Gönder