HARİKALAR KARNAVALI:NARE'NİN İLK DANSI

Edgar Degas-Hazırlanan Balerin
...... 
Size bugün Karnavalın biricik dansçısı Nare'nin(Narenciye'nin kısaltılmış) hikayesini anlatacağım. Önce kısaca ondan bahsedeyim. Nare karnavala geldiğinde maalesef adını hatırlamıyordu. Ama Portakal adamın yanında çalıştığı için biz ona Narenciye ismini koyduk. Nare kainatın en harika dansçısı olmasına rağmen bal rengi gözleri hep hüzünle bakar. Dikkat edin çünkü onun hüznünün derinliği insanın ruhunu ele geçirebilecek cinsten. Onun hikayesini dinleyince hüznünün nedenini biraz da olsa anlayabilirsiniz.
.......... 
Genç kız evden çıktığında saat öğlen 2 civarıydı ama hava akşamüstü gibi karanlık ve bunaltıcıydı. Islak bir rüzgar vücudunu yalayarak estiğinde kendini kötü hissetti. Etrafa bakınırken eski çeşme dikkatini çekmişti. Oysa orda ilgi çekici hiçbir şey görünmüyordu. Bir gücün onu oraya çektiği çok belliydi. Çeşmenin yanındaki taş sütuna oturdu. Orada öylece tam 45 dakika bekledi. Sonra birdenbire silindir şapkalı bir adam yanına oturdu. Genç kıza dönüp boyundan memnun olup olmadığını sordu. Genç kız bu aptalca soru karşısında afallamıştı. Uzun olmadığını ama sorun etmediğini söyledi. Adam uzun silindir şapkasını çıkartıp yere koydu. Gülerek :"Aslında bu şapka başıma çok ağırlık yapıyor, bütün gün onu taşımaktan boynum ağrıdı. Ama onu seviyorum. Beni uzun gösteriyor, sanki önemli bir adammışım gibi."dedi. Genç kız şapkaya baktı. Gerçekten de çok uzundu. Neredeyse 1 metre. Adama onu uzun göstermediğini, aptalca durduğunu söylemek istedi ama yapamadı. Adam tekrar konuştu. Genç kıza çok özel bir şey göstereceğini söyleyip elini cebine attı. Genç kızın bal rengi gözleri iri iri açıldı, meraklanmıştı. Adam cebinden çıkartma çıkarta minicik bir portakal çıkarttı. Portakalı alelacele kızın eline tutuştururken bu yumurtaya iyi bakması gerektiğini söyledi. Kız gözünü açıp kapatana kadar adam ortadan kaybolmuştu. Şaşkın şakın etrafa bakarken elinde bir hareketlilik hissetti. Portakal aynı bir yumurta gibi çatlıyordu. Biraz sonra elinde çirkin bir kurbağa belirdi. Genç kız inanamayarak Portakaldan çıkan kurbağaya baktı. Gerçek olamazdı. Bir hışımla yere fırlatıp bir de ayağıyla ezdi. Bu saçmalığı unutup eve koşmak istedi ama ayakları onunla aynı fikirde değildi. Oldukları yerde durmadan dans ediyorlardı. Kafasının içinde silindir şapkalı adamın sesini duydu.Ona sonsuza kadar dans etmesini söylüyordu. Genç kız lanetlenmişti.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SKELETON FLOWER

GARABET

Who's gonna save us?