Peki sen hiç başkasının cehennemi oldun mu?


Ben oldum hem de sayısız defalarca.Onlarca kez öldürdüm onları yetmedi cesetlerinin şerefine konfetiler patlattım. Hiç de utanmak bilmez ruhumun en arsız tarafı.
 

Alay ettim en mahrem en karanlık acılarıyla…

Kandırdım, yalanlar fısıldadım kulaklarına.Bulut gibi yalanlar ki tatlı tatlı salınan umut yüklü bulutlar…

Sözler verdim, tutmadım. Hoş zaten hiç tutmayacaktım ki…

Bam teline bastım birçoğunun edepsiz bir çocuk pervasızlığıyla. Öfkelendirdim çok öfkelendirdim, bir de o öfkenin altında sinmiş mağduru oynadım.

Kızdırdım, küstürdüm, ağlattım, güldürdüm, delirttim… 

Utanmadım da, yanaklarım bile kızarmadı.Hani ben kendi romanımın başkarakteriydim ya.Yardımcı karakterlerdi hep onlar, çalakalem beş dakikada yazılan müsvedde karakterler.Duyguları yüzeyseldi, gözyaşları şekerli.Boğazlarını kessem altmetinler fışkırırdı satır aralarına.Bu yüzden utanmadım işte. 

En nihayetinde yalnız kaldım.Bir tane bir tane diyerek çok insan kaybettim.Ayaz yemiş akçaağaç misali dökülüp gittiler dallarımdan. Şuursuzca da el salladım arkalarından. 

Ne ahmaklık…

Şimdilerde ben ve sarsılmaz özbenliğim hala talepkarız. Hala bize verilenden fazlasında gözümüz. Hiç ağlamamış hiç mahvolmamışız. Aptal bir kısırdöngü bu yönünü saptamak için kuzey rüzgarını bekleyen.


Velhasıl ben birçoklarının cehennemi oldum ama en çok kendimin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SKELETON FLOWER

GARABET

Who's gonna save us?