HER ŞEYE HOŞGELMEK
İnsan gökyüzüne bakarken klostrofobiye kapılabilir mi?Oluyor işte.Bu koskoca dünya küçülüp küçülüp kutu kadar kalıyor.O küçücük kutunun içinde de çırpınan Bi adet bendeniz.Nefes alıyorum lakin yetmiyor.Tüm gökyüzünü solusam, geride karanlıktan başka hiçbir şey kalmayana kadar; sığdırsam içime umudun en güzel tonunu, kimselere zerre bırakmasam. Yaşayıp yaşamadığını kontrol etmek için acıyı deneyimlemek ne acı.Bile isteye incinmek.Buraları fazla deşmeyeceğim, kanar çünkü biliyorum.
Bir hafta önce önünden her gün küfrederek geçtiğim kahvehaneyi yıktılar. Biliyor musunuz fark etmedim bile?Oysa yıkılacağı gün zil takıp oynarım sanırdım.Demek ki dedim o kadar da nefret etmiyorum.Sonra sevdiğim birini kaybettim ama ağlayamadım.Demek ki o kadar da korkunç değildi.Ve fark ettim, hayatı gölgesinden takip edip anlamaya çalışıyorum.Elbet geçecek tabi.Düzeleceğim.
Dipsiz bir kuyuda hızla düşüyorum.Acınası tek derdim ise süzülen rüzgarın kaval kemiklerimden çıkarttığı eşsiz melodilerle mest olmak.Her şeye hoşgelmek üzereyim.

Son zamanlarda herşeyi boşvermiştim. Boşverdiklerimden sonra hoş gelecek bir şey arıyordum. Hoşgeldin.
YanıtlaSilPeki bu acılar sayedinde daha dik durabilmek hayatta onca omurgasız insan içinde.
YanıtlaSilher acıyla beraber ruhumuzdan da bir şeyler kopup gidiyor maalesef.
Silİçimizde oluşan karnavallar kolaylıkla yıkılabiliyor bu hayatta. İçimizdeki karnavalların dışarı taşması gerekirken dışarıdaki kaos, huzursuzluk içeri sızıp yıkıp geçiyor tüm neşemizi... Umuyorum karnavallarımızın dışarı taşacağı günler yakındır. Işıl ışıl olur her yer, içimizi boğan gökyüzü uçsuz bucaksız hissettirir. Umarım...
YanıtlaSilUmarım...
Sil